Gılgameş ölümsüzlük iksirini arıyor

Muazzez İlmiye Çığ imzası ile

Tarihteki ilk kahraman kral Gılgameş’tir.

Ona, bilen ve duyan manasına gelen Gılgameş adı verilmiştir.  Gılgameş, görmüş geçirmiş ve  şerefine düşkün bir kraldır. Annesi Tanrıça Ninsun  babası ise bir önceki  kraldır.(Aşil ne kadar da Gılgameş’e benzer)

 Gılgameş, Güney Mezopotamya’da bulunan  ve büyük tufandan sonra yeniden var olan şehirlerden birisi olan Uruk kentinin kralıdır. Kentin etrafını kilden tuğlalarla ördürtmüş  ve bu surları ayrıca bakırdan zırhlarla kaplatmıştır. Milat’tan önce 2700 yıllarında ve 120 yıl yaşayan kahraman kendisinden sonra bir çok destana da ilham kaynağı olmuştur. Kuşaktan kuşağa, Antik Yunan’a kadar hakkında anlatılmış çok çeşitli hikayeler vardır.

Destan 11 tablet üzerine yazılmıştır. Her bir tablet Gılgamış’ın başından geçen olayları aktarmaktadır.

Nuh Tufanından , Tevrat’tan çok daha önce Gılgameş  destanının son bölümünde yani 11. tablette ayrıntılarıyla bahsedilmektedir.
 
 Kuzey Mezopotamya’da 12. bir tablet daha bulunmuştur. Asur kralı Asurbanipal’in kitaplığına ait olan bu tablet çok daha sonra Akadca ve Sümerce yazılmıştır, ve konusu diğer tabletlerden farklıdır.

 Destanda, Gılgameş’in zorlu yaşam mücadelesi,  en yakın arkadaşı Enkidu’nun ölümü, daha sonra Gılgamış’ın ölümsüzlüğü bulmak üzere yola çıkışı ve yolda başına gelenler, ölümsüzlüğü bulmaya  çalışırken gençlik iksirine razı oluşu, herşeye rağmen bu iksir sayesinde daha uzun yaşayacağına mutlu olması işlenmiştir. 

Destan bugünkü yaşantımızda kendimizden, yakın çevremizden ve gezegenimizden anekdotları bulabileceğimiz derslerle doludur 

Şiirsel bir dille yazılmış ve çivi yazısından oluşan tabletlerdeki destanı, öyküsel  bir dille anlatan sayın Muazzez İlmiye Çığ, Türkler’deki Bilgabey-Bilgehan ile bilen ve saygın bey anlamındaki Gılgameş’in   aynı kökten geldiğini vurgulamaktadır. Sayın İlmiye Çığ akademik ortamda okunabilen bu tabletleri hepimizin anlayacağı bir dilde “Gılgameş Tarihte İlk Kral Kahraman” isimli kitabında yorumlamıştır. Kitap, Son derece akıcı dili ve  yorumları ile  heyecanla bir çırpıda bitirilebilecek niteliktedir. 

Kitabının önsözünde sayın Çığ “tutkuları, sevinçleri, acıları, umutları ve hayal kırıklıkları ile bugüne bağlanan tarihin ilk kahraman kralını tanıtmak amacıyla kaleme aldığım bu öykü amacına ulaşırsa ne mutlu bana” der.

 Corona virüsü ile başa çıkmaya  çalıştığımız bu dönemde yakın tarihimizde yaşadığımız acılar, savaşlar, tutkular ve ölümsüzlüğün iksirini aramak için kat edeceğimiz yollar ve bu yolların meşakkati kahraman bilim insanlarına ve hekimlere de farklı bir bakış açısı getireceğe benziyor.  Gençlik dikenini Gılgameş’ten bir yılanın çalması ve bin yıllardır yılanın tıp biliminin sembolü olması boşuna olmasa gerek.

Yılandan bu iksirin bir parçasını hangi bilim insanı geri alabilecek acaba! Heyecanla bekliyoruz…

1 comment

  1. Kemal Enhoş Reply
    9 Nisan 2020 at 23:16

    Problemlerin çözümlerinin Doğa da olduğuna inanırım hep.
    Corana nın çözümüde hangi dikenin içerisinde kim bilir.

Leave A Comment

Please be polite. We appreciate that. Your email address will not be published and required fields are marked