Mezopotamya’dan Meksika yerlilerine kadar tüm kadim toplumlar ve dinlerde horoza kutsal roller atfedilmiştir. Horoz karanlığın, kötülüğün
ve kötü ruhların kovucusu ve Güneş Tanrı’nın habercisidir. Antik Yunan’da sağlık tanrısı Asklepios ile birlikte anılmakta ve Asklepion adı verilen şifahanelere adanan en değerli hediye olarak nitelendirilmektedir. Anadolu’da özellikle hastalıktan kurtulma İle ilgili adaklarda horoz kurban etme geleneği bu kültün bir devamı niteliğinde olmalıdır.
Ünlü filozof Sokrates çok tanrılılığı reddettiği için Atinalılar tarafından suçlu bulunduğunda “sorgulanmadan yaşanmış bir hayat yaşamaya değmez diyerek sürgün edilerek hayatta kalabilmek yerine baldıran zehiri ile öldürülmeyi tercih ettiğinde rivayet odur ki; “Asklepios’a bir horoz borcumuz var.” Son sözleri olmuştur.
Türkler Horoz’a oldukça kutsal değerler atfetmişlerdi. Horoz ve tavuk Türk kozmolojisinde barışın ve 12 hayvanlı takvim yılının simgesi hayvanlardandır. Oguz boylarında hakan otağının sağına altın tavuk, soluna gümüş tavuk simge olarak dikilir ve sağ tarafa hükümdar ailesi sol tarafa soylu kişiler otururmuş.
Gözünün nurunu elinin emeğine akıtan güzelim Anadolu kadınlarının dokuduğu halı ve kilim desenlerinde ve minyatürlerde bu motifleri bulabilmek mümkündür.
Bu zarif duvar objeleri dr Sibel Özdoğan tarafından tasarlanmıştır. El yapımı objeler sır altı ve sır üstü tekniğiyle dekore edilmiştir.
Korona sürecinde hayatını kaybeden sağlık çalışanlarının çocuklarının eğitim giderlerinde kullanılmak üzere Kadın Hekimler Vakfı’na yapılacak bağışlar karşılığında hediye edilecektir.
Detaylı bilgi için instagram adresimize başvurabilirsiniz.













